Diyabet
Hakkında
Diyabetle
Yaşam
Diyabette
Beslenme
Diyabette
Egzersiz
Sıkça Sorulan
Sorular
Bize
Ulaşın
Facebook'ta Takip Et!  Twitter'da Takip Et!
Diyabet Hakkında


 

+ Diyabetin Tarihçesi

Diabetus Mellitus'un klasik başlangıç semptomları olan polidipsi, polifaji, kilo kaybı, koma ve ölüm, bir sendrom olarak yüzyıllar öncesinden beri dikkat çekmektedir. M.Ö.1500 yıllarında Mısır papirüslerinde aşırı idrarla seyreden bir hastalık olarak tanımlanmıştır. M.S.130-200 yılları arasında yasayan Kapodokyalı (Ürgüp-göreme) Arataetus tarafından hastalığa "diabet" ismi verilmiştir. Türk-islam düşünürlerinden İbn-i Sina şeker hastalığını günümüz tanımlamasına yakın bir sekilde tarif etmiştir. Diabet kelimesinin yanına tatlı ve ballı anlamına gelen "mellitusu" ekleyen 1674 yılında yasayan William Cullen dır. Hastalığın pankreas ile ilgisi 1889 yılında Van Mering ve Minkawski'nin pankreoktomi yaptığı bir köpeğin diabetik oluşu ile kesinlik kazanmıştır. 1921 Yılında Kanadalı araştırmacı Banting ve Best'in sığırdan elde ettikleri pankreas özünü köpeğe vererek şekeri düşürmeyi başarmışlardır.1926 da Aber'in insülüni kristalize şekilde elde ettiği belirtilmektedir.1964 yılında Çinliler ve Amerikalılar birbirinden bağımsız olarak insülin molekülünü sentezlemişlerdir.

Oral antidiyabetikler üzerindeki çalışmalardan ise 1940-1970 yılları arasında sülfonilüreler üzerinde başlamış 1926'da Frank tarafından yapılan ilk çalışmalardan sonra biguanidler,fenformin ve metforminin konusundaki araştırmalar yoğunlaşmıştır. Ulusal ve uluslararası düzeyde diabet bakımı ve tedavi hedeflerinin belirlenmesi ve düzenli bir şekilde uygulanması gerektiği Dünya sağlık örgütü(WHO) ve Avrupa diabet birliği (EDF)'nin de katılımıyla 1990 yılında yayınlanan St.Vincent Deklerasyonun içeriğini oluşturmaktadır.

+ Tip 2 diyabeti anlamak

Diabetes Mellitus, pankreasın beta hücrelerinden salgılanan insulin hormonunun tam veya kısmi yetersizliği sonucu ortaya cıkan karbonhidrat, protein ve yağ metobolizmasının bozuklukları ile karakterize olan, yasam boyu süren kronik hiperglisemik bir grup metobolizma hastalığıdır.

Bir çok yiyecek vücudumuzda enerji için kullanılmak üzere glukoza ya da şekere dönüşür. Midemizin altında bulunan pankreas , glukozun hücrelerimize yerleşmesine yardımcı olan insülin hormonunu salgılar. Eğer diyabet hastasıysanız; ya yeterince insüline sahip değilsinizdir ya da insülin gerektiği gibi kullanılamıyordur. Bu durum şekerin kanınızda birikmesine neden olur.

Diyabet hastalığı ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Kalp hastalıkları, körlük, böbrek yetmezliği ve bazı bölgelerinizin kesilmek zorunda kalması gibi.

Diyabet, başlıca Tip 1 (İnsülin bağımlı-IDDM veya Jüvenil Diyabet) ve Tip 2 (İnsülin bağımlı olmayan - NIDDM veya erişkin Diyabet ) olarak iki temel grupta incelenir. Tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet (IDDM) olarak adlandırılır ve "diyabetik ketoasidozis" sebebidir. Bu tip %5 - %10 oranında görülebilir. Tip 2 diyabet ise, insüline bağımlı olmayan diyabet (NIDDM) olarak adlandırılır ve "non-ketotik hiperglisemik hiperosmolar koma" gelişimine sebep olmaktadır. Klinik olarak polidipsi (çok su içmek), poliüri (çok idrar yapmak), polifaji (fazla yeme), kilo kaybı gibi klasik belirtiler gösterir. Bu tip %90 - %95 oranında görülebilir.

+ Diyabetin Teşhisi

Diyabetin her iki tipi farklı özelliklere sahip olsalar da, genel olarak diyabeti başlıca dört dönemde değerlendirmek olasıdır:

1. Preklinik Dönem
2. Erken Klinik Dönem
3. İleri Klinik Dönem
4. Komplikasyonlu Dönem.

Detaylı inceleme yapılmadan önce Diyabet'in klinik dönemlere göre esas aldığımız tanı kriterlerini şu şekilde özetleyebiliriz:

1. Tip 1 Diyabet:

  • Açlık Kan Şekeri : > 126 mg/dl
  • Tokluk Kan Şekeri : >160 mg/dl
  • C-peptid : <0,5 ng/dl
  • HbA1c : >%6
  • ICA , anti-GAD : Pozitif
  • İnsülin Gereksinimi : Var

2. Tip 2 Diyabet:

  • Preklinik Dönem Tanı Kriterleri:
  • Semptomlar : Yok
  • AKŞ : Normal
  • OGTTde 2. saat kan şekeri : > 200 mg/dl

Aşikar Diyabet Tanı Kriterleri:

  • Semptomlar : Var / yok
  • AKŞ : >126 mg/dl
  • Random Kan Şekeri : > 200 mg/dl
    HbA1c : >%6

+ Tip 2 diyabet Tüm dünyada ve Türkiye'de ne kadar yaygın?

  • Diabetes Mellitusun görülme sıklığı (prevelansı), her hastalıkta olduğu gibi insidans ile birlikte diabetes mellitusun morbiditesi hakkında fikir vermektedir.
  • WHO verilerine göre dünya nüfusunun % 2,1'i diyabetiktir. 2010 yılı projeksiyonu % 3 olarak hesaplanmıştır. Tüm dünyada 200 yılı verilerine göre 171 milyon kişinin diyabetik olduğu saptanmıştır. 2030 yılında bu sayı 366 milyon kişiye yükselecektir.
  • WHO Türkiye için 2000 yılındaki diyabetik sayısını 2.920.000 olarak bildirmiş ve 2030 yılı projeksiyonu olarak bu sayıyı 6.422.000 olarak öngörmektedir. Türkiye'de mevcut diyabetiklerin 2.100.000 kişisinin hastalıklarından habersiz oldukları düşünülmektedir.
  • A.B.D.'de 2002 yılında tüm yaşlardaki total prevalans %6,3'tür. >20 yaşta bu oran %8,7 ; >60 yaşta ise %18,3'tür.

A.B.D.'de 2002 yılı insidansı, 20 yaştaki erişkinlerde 1,3 milyon yeni vaka olarak bildirilmiştir.

Diabetes Mellitus bir çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için epidemik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Dünyanın bazı bölgelerinde az, bazı bölgelerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Tip 2 Diabetes Mellitus USA'da pima kızılderilerinde oldukça yüksek bir prevelans göstermiştir.%55 üzerinde saptanan bu prevelans dünya üzerinde en yüksek diabet rakamını oluşturmaktadır. Şehirleşmenin artması ve endüstrinin gelişmesi Tip II.Diabetes Mellitus prevelansında artmaya sebep olmaktadır En son 2000 yılında yayınlanan Türkiye Diabet Epidemiyolojisi çalışmasında 20 yaş üzeri 24.788 kişi üzerinde yapılan çalışmaya göre Türkiye'de TipII.Diabetes Mellitus'un prevelansı %7,2 ve IGT (bozulmuş glukoz toleransı) prevelansı ise %6,7 olarak saptanmıştır.

Ref: American Diabetes Association. Nationel Diabetes fact sheet. Accessed March 15, 2004

+ İnsülin direnci nedir?

İnsülin direnci; kas, karaciğer, yağ dokusu gibi hedef dokuların insüline olan cevabının azalmasıyla, bu dokuların glukoz alımının bozulması ve karaciğerin glukoz üretimini arttırması nedeniyle olur. İnsülin direnci, kan şekerinin kas, yağ ve karaciğer hücrelerine girmesinin daha zor olması nedeniyle yüksek düzeyde şekerin kanda birikmesine sebep olur. Bu durum hem uzun hem de kısa süreli sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kısa bir süre içinde, hücreler enerjisiz kalır ve metabolizma eskisi gibi çalışmamaya başlar, bu nedenle Tip 2 diyabeti olan hastalar özellikle kronik yorgunluktan şikayet etmektedirler. Zamanla, yüksek kan şekeri düzeyi, göz ile ilgili problemler (özellikle körlük), böbrek bozukluğu, sinir hasarı ve kalp hastalığı gibi daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

İnsülin direncinin, tip 2 diyabetin gelişmesinin altında yatan esas sebeplerden biri olduğu düşünülmektedir. Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 85'inde insülin direnci söz konusudur.

İnsülin direncinin genetik nedenlerle ilintili olduğu düşünülmektedir, ancak obezite, yaşlanma ve sedanter yaşam biçimi gibi faktörlerin etkili olduğu da gözlenmektedir.

Ref: Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults (Adult Treatment Panel III). JAMA. 2001;285(19):2486-2497

Haberler: + Diyabet hastalık değil, bir yaşam biçimi...   |    + Diyabetle yaşamı sevmeyi başardı...   |    + Diyabetin Akut Komplikasyonları...   |   
Bu sitede yer alan hiçbir bilgi
hekimlerin tavsiye veya önerilerinin yerine kullanılamaz.

Son güncelleme tarihi: 28 Temmuz 2011
© 2012 Bilim İlaç A.Ş.
Ayazağa Köyü Yolu, 34394 Maslak/İstanbul
Tel: (212) 365 15 00 - Faks: (212) 276 29 19